SOSYAL FOBİ (TOPLUMSAL KAYGI BOZUKLUĞU)

SOSYAL FOBİ (TOPLUMSAL KAYGI BOZUKLUĞU)

yönetim

    SOSYAL FOBİ (TOPLUMSAL KAYGI BOZUKLUĞU)
       Hepimiz aşırı sessiz ya da utangaç görünen çocuklarla karşılaşmışızdır. Böyle çocuklar aile, yakın arkadaş gibi alışık oldukları çevre ile ilişkilerinde sıkıntı yaşamazlar fakat; uzun süre vakit geçirmelerine rağmen yabancılardan kaçınırlar ve onlarla konuşmazlar. Öyle ki bu durum konuşmayı tamamen reddetmeye (seçici konuşmama) de varabilir. Yaşanan bu sıkıntılı duruma sosyal fobi diyoruz. Toplumsal kaygı bozukluğu olarak da bilinen sosyal fobi, kabaca kişinin başkalarının varlığı ile ilgili sıkıntı duyduğu bir anksiyete (kaygı) bozukluğudur. Bu rahatsızlıkta kişi başkaları tarafından değerlendirilebilecek olduğu toplumsal durumlar söz konusu olduğunda mantıklı olmayan, ısrarlı ve belirgin bir korku ve kaygı yaşar. Bu kaygının bir sonucu olarak, utangaç bir tutum sergiler ve değerlendirilebileceği durumlardan genellikle kaçınmaya çalışır. Kaçınmanın yerine kişi, yoğun bir korku ve kaygı ile bu durumlara katlanmaya da çalışabilir. Olumsuz olarak değerlendirilecek bir şekilde davranmaktan ve yaşadığı kaygı belirtileri sebebiyle küçük düşmekten, dışlanmaktan ve kırılmaktan korkar. Yaşadığı korku ve kaygılar toplumsal alanda, iş ile ilgili alanlarda ya da diğer alanlarda işlevsellikte bir düşüşe yol açarak kişinin rutin normal yaşantısını ve ilişkilerini zora sokar ve sekteye uğratır. Ayrıca sosyal fobide yaşanan korku, anksiyete ve kaçınma durumları sürekli yaşanan bir durum olup altı ay ya da daha uzun sürmesi tanı konulmasında önemli bir diğer kriterdir. Daha net anlaşılabilmesi için aşağıda sosyal fobi yaşayan kişilerin kaygı duyduğu ve kaçındığı durumlardan bazıları sıralanmaktadır:
 
   • İnsanlarla karşılıklı konuşmalar,
 
   • Tanımadık insanlarla karşılaşmak,
 
   • Tüm dikkati üzerinde toplamak,
 
   • Topluluk karşısında gösteri, konuşma, hareket gibi performanslarda bulunmak,
 
   • Dışarda yemek yemek,
 
   • Okulda tahtaya yazı yazmak,
 
   • Bir grup karşısında yüksek sesle konuşmak,
 
   • Bir ön hazırlık yapmaksızın toplantılarda konuşma yapmak,
 
   • Romantik bir ilişki amaçlı birisiyle tanışmak ya da cinsel anlamda yakınlaşmak,
 
   • Yetkisi kendisinden daha fazla olan biriyle konuşmak,
 
   • Başkalarının olduğu bir odaya girmek,
 
   • Çok iyi tanımadığı bir kişinin gözlerine doğrudan bakmak,
 
   • Çok iyi tanımadığı bir kişiye farklı görüş beyan etmek ya da hoşnutsuzluğunu dile getirmek,
 
   • Evinde misafir ağırlamak.
.